SOYADI MİRAS KALIR…BAŞARI DEĞİL

Doç.DR. Dilek DÖNMEZ POLAT

Doç.DR. Dilek DÖNMEZ POLAT

E-Posta :

Eski zamanlarda Çin'deki bir geleneğe göre iki insan karşılaştığında birbirlerini selamladıktan sonra "Soyadınız nedir?" diye sorarmış.

Her Çinli, soyadına büyük önem verir, itibarını korurmuş.  Sadece Çinliler değil tüm insanlık için soyadı önemlidir. Soyadı bize atamızdan babamızdan kalan en büyük mirastır.

Ancak soyadlarımız tek başına başarılı olmamıza yetmiyor, doğduğumuzda adımızın sonuna gelip bizi başarılı kılmıyor. Hayatımızda birçok şeyi değiştirip soyadlarımızı-evlenip ya da yasal yollara başvurup değiştirmediysek- değiştiremiyoruz, soyadımızın bize kattıklarıyla yaşamak durumundayız. Durum böyle olunca soyadı avantajına sahip birçok holding sahibi patronun çocukları belki de herkesten çok çalışmak ve kendisini ispat etmek ve soyadının hakkını vermek zorunda kalıyor. Çünkü babalarının kurduğu işi sürdürebilmek ve hatta kendi kurdukları işi yürütebilmek için buna ihtiyaçları var. Soyadı miras kalıyor ama başarı için daha fazlası gerek. Ailesinin kurduğu işin başına geçen ya da kısa bir süre sonra geçmeye hazırlanan gençler, “üçüncü kuşağı” temsil ediyor. Bu gençlerdeki en önemli özellik, dede ve babalarında  olmadığı kadar iyi bir eğitim, iş tecrübesi ve başarı motivasyonu ile donatılmaları. “Allah kuşlara rızık verir, fakat kuşlar bu yiyeceği arayıp bulmak zorundadır” atasözü aslında tam da bu konuyu anlatmakta. Soyadlarından aldıkları gücün yanı sıra bu gençler başarı için işlerine tam konsantre olmak zorunda. Sorumluluklarını asla ötelemeyeceklerinin ve sorumluluklarını yerine getirdiklerinde başarının  kendilerini bulacağının  farkındalar.  Eğer bir  hedefleri varsa hayatlarında pek çok şeyi feda etmeleri gerekebilir. Mesela eğlenceyi ve arkadaşlarla gezip tozmalarını. Hayat onlara başarılı olmak için bir sebep vermiş durumda. Ve biliyoruz ki başarılı olmak istemek için bir sebep yoksa başarılı olunamaz.

İşte iş dünyasının başarı için daha fazlasının gerektiğini bilen bu 3. kuşak nesili tanımaya ve onları en etkin nasıl yönetebileceğine odaklanmış durumda. Sadece aile şirketlerinin veliahtları olan gençler değil soyadı avantajı olmadan iş hayatında emin adımlarla ilerleyen gençler birkaç yıla kadar üniversitelerinden mezun olup iş hayatının dinamiklerini değiştirecek duruma gelecekler. İş dünyasının bu yeni kuşağı ne kadar tanıdığı üzerine düşünmesi ve bu yönde hazırlıklar yapması gerekli gibi görünüyor. İşletmeler bu gençlerle çalışmaya  ne kadar hazırlar? Gelecek bu gençlerin elinde, ama doğru anlaşılırsa...

 

 


17 Ocak 2018 Çarşamba 14:12
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÇANAKKALE - HAVA DURUMU

CANAKKALE