HERŞEY DEĞİŞİR, HİÇBİRŞEY YOK OLMAZ!

Doç.DR. Dilek DÖNMEZ POLAT

Doç.DR. Dilek DÖNMEZ POLAT

E-Posta :

Zaman değişken, insan ise dönüşebilen ve değişebilen bir varlık… Bu durumda insan - zaman ilişkisi durağan değil, dinamiktir diyebiliriz. Ovidius’un “herşey değişir, hiçbirşey yok olmaz” sözündeki gibi. Kendi adıma yaptığım meslek icabı da bu durumu çok iyi algılayıp ona göre davranmam gerektiğinin bilincindeyim. Hatta çoğu kez öyle davranıyorum da. Çünkü biliyorum ki öğrenciler artık her türlü bilgiye çok kolay ulaşabiliyor. Şükürler olsun ki okuyor, sorguluyor, üzerine bolca düşünüyor ve dünya üzerindeki tüm gelişmeleri takip ediyor.  Bu yüzden de bilgi yüklemesi yaptıkları ve ezbere dayalı eğitim modellerini kabul etmiyorlar artık, hele hele 40-45 dakikaya sıkıştırılmış teorik dersler ve sıkıcı kampüsler öğrencilere hiç uygun değil.  Biz hocaları olarak öğrencilerin bu yeni düzendeki hızına yetişmeye çalışıyoruz. Çünkü biz de değişmeliyiz. Çünkü değişim o kadar hızlı ve dinamik seyrediyor ki, ayak uydurmak hakikaten zor. Her yeni gün yeni yeni gelişmelere tanık oluyoruz. Akşam yaşadıklarımız sabah uyandığımızda bambaşka bir şekilde karşımıza çıkıveriyor. İletişim çok hızlı ve artık tüm dünya insanların cebine girmiş durumda.  O halde değişen hayat şartlarına uygun yeni projeler üretmek ve hızı yakalamak lazım.

Geçen gün izlediğim bir programda Alaska Kurbağaları hakkında bilgi edindim ve öğrencilerime “Alaska Kurbağası” olmayın aman ha dedim.  Tabi ki hocam ne alaka dediler. Şimdi sizde diyeceksiniz ki ne alaka? Yoook çok alakası var vallahi. Durun size önce bu kurbağaları anlatayım. Kış aylarının en dondurucu zamanlarında toprak yüzeyine yakın olan yaprakların altında, çevrelerindeki her şeyle birlikte donan bu kurbağalar, hava ılımaya başlayınca eriyerek yaşamsal faaliyetlerine geri dönüyor. Donan kurbağalar bu şekilde mevsim geçene kadar kalabiliyor; kalp atışı yok, beyin aktivitesi yok, yani hiçbir yaşamsal faaliyet yok. Sonra hava ısınmaya ve buzlar erimeye başlayınca kurbağanın vücudu da içten dışa doğru çözünmeye başlıyor. Çözünmeyle birlikte kurbağalarda kan dolaşımı ve sonrasında nefes alıp verme başlıyor. Oh ne güzel tüm kış ayı boyunca donup kal, yazın yaşamına devam et. Sonra yine donup kal…Aslında kulağa çok hoş bir yaşammış gibi geliyor bu döngü. Evet ama bu bizim gençlerden beklediğimiz ve onlar için hayal ettiğimiz bir yaşam tarzı değil. Donmak ne kelime durmak ve hatta duraksamak dahi yok. Hatta büyük bir hızla ve hevesle,  yeni dünya düzenine erişmek için çokça çabalamak ve yaratıcılık, teknoloji ve bilim ile ilerlemek şart.  İlerleme ve gelişme uluslararası arenada gerçekleşen muaazzam bir yarışma. Bu yarışta nereye baktığın önemli. Arkana bakarsan kendini ilerliyor gibi görürsün, çevrene bakarsan diğer ülkelere göre konumunu tespit edebilirsin, geride kalmışım dersin. Modern zamanda hiç bir ülke ve hiçbir kimse yerinde durmuyor. Şimdi analiz yapma zamanı… Sen ne kadar hızlı koşuyorsun? Sen ne ürettin? Sen ne yaptın? Taş taş üstüne koydun mu? Senin adınla anılacak bir projen oldu mu? Devraldığın işi bir adım öteye götürdün mü? Yoksa ve ne yazık ki donup kaldın mı?

 


28 Mayıs 2018 Pazartesi 14:01
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÇANAKKALE - HAVA DURUMU

CANAKKALE